Cihandar Bal

Süzme Çiçek Balı - Toros Yaylaları, Net (+/-) 500 gr.

Cihandar Bal
Birim Fiyat

155.00 TL

Stokta

Birim: Adet

Ürün Açıklaması

En Zengin Flora
Toros Yayla Çiçeklerinden
Özel Yayla  Çiçek Balı


İnsan eliyle değil, arıların emeğiyle üretilmiş, kokusu, tadı ve faydasıyla gerçek bal…

Sadece Burada !

Balımız sadece arılar tarafından, Toroslar’ın binbir çeşit çiçeğinden toplanan nektarla üretilir. Yıl boyunca en güzel çiçeklerden seçilererek üretilen Cihandar Bal, keyfine doyulmaz kahvaltı sofralarının baş tacı olmuştur. Kendiniz ve sevdikleriniz için vazgeçilmez sağlıklı lezzete kavuşmak Cihandar Bal’dan geçmektedir.

Arılarımız kış aylarında sadece kendi ürettikleri Cihandar Bal ile beslenmektedir.
BAL

Bal sadece kahvaltı sofralarımızı süsleyen çeşitlerden biri değil, sağlığımız için tüketmemiz gereken mucizevi besinlerden biridir. Ve dünyanın neresinde ya da kim tarafından üretilmiş olursa olsun, balın her çeşidi yaşam enerjimiz için aynı derecede yararlıdır. Önemli olan tamamen doğal koşullar altında üretilmiş olmasıdır.Bu nedenle, burada size balın faydalarından bahsetmeyeceğiz; ama size nasıl üretildiğinden bahsedebiliriz. Çiftliğimizin balları sadece arılar tarafından, Toroslar’ın binbir çeşit çiçeğinden toplanan nektarla üretilir. Hatta hiçbir insan müdahalesine maruz kalmaması nedeniyle, doğal koşullara göre normal, bizim tüketebilmemiz için ise az miktarda olan balımız, çiftliğimizin butik ürünlerinden biridir. Bizim bu önemli üretim sürecine tek katkımız, kovanlardan aldığımız balı en uygun şekilde ambalajlayarak size ulaştırmaktır. Faydalarını zaten bildiğiniz bu mucizenin lezzetini de merak ediyorsanız, bu doğal tadı sizinle paylaşmak için siparişlerinizi bekliyoruz…

Her bal için olduğu gibi 1 yaşından küçük çocuklara yedirmeyiniz.

 BALIMIZIN MİTOLOJiSİ

Asırlardır bilinen ve süregelen en verimli topraklardandır Toroslar.Binbir çeşit çiçek, binbir çeşit ağaç barındırır bünyesinde.“Cihandar”ımızın da hikayesi bu topraklardan, Osmanlı zamanından gelmektedir.Cihan padişahlarından IV.Murat zamanında da, şimdiki adıyla Akseki bölgesi, doğal zenginlikleri ve yapısıyla her zaman bu toprakların gözbebeği olmuştu. Fakat Akseki’nin bir köyü, diğerlerine nazaran daha refah içinde yaşıyordu.Kendilerine özgü kuralları vardı.Bunlardan en önemlisi de, ticareti de sikke ile değil, kendi özel ürettikleri bal ile yapmalarıydı ! Evet, o bal o kadar değerli ve şifalıydı ki, para onun yanında hiç birşeydi.Köylüler, para birimi olarak balı kullanıyorlardı ve bu durum civar köylerde de git gide yaygınlaşmaya başlamıştı.Bir gün, bir Paşa, Sultan’a bu durumu şikayet etmeye karar verdi ve Sultan’ın huzuruna çıktı.Durumu öğrenen IV.Murat çok sinirlendi ve “Benim mührümü taşıyan sikkeler nasıl olur da kullanılmaz ! Atımı hazırlayın, gidiyoruz ! ” diye buyurdu.Askerler, ve küçük bir cellat ordusuyla beraber, Akseki’ye doğru yola çıktı cihan padişahı.“Oraya vardığımızda kimse benim kim olduğumu anlamayacak ! Önce neler olduğunu ben kendim göreceğim ! ” dedi ve köye girmeden önce halktan biri gibi görünmek için, kılık değiştirdi.Bir çok köyün birleştiği bir Pazar alanına geldi sultan ve bir kumaşçının önünde durdu.“Ağa, söyle bakalım, bu kumaşın arşını kaç sikke?”. Kumaşçı şaşırır başta fakat, karşısındakinin yabancı olduğunu varsayarak, “Beyim, burda sikke geçmez.Fakat, bir kase bala sana 3 arşın bu kumaştan veririm” der.Sultan şaşırır ve yaverlerinden birine dönerek “Tez bana bu baldan getirin ! ” diye buyurur.Yaverler el pençe divan, padişahın yanından uzaklaşırlar ve bir süre sonra bir kavanoz balla geri dönerler.Padişah önce çok şaşırır. Elindeki sadece baldır.Nasıl kendi sikkesiyle karşılaştırılabilir ki? Hemen bir parmak bal çalar ağzına. Ve o anda, hayatında yediği en lezzetli bal olduğuna karar verir.Hatta o kadar beğenmiştir ki, bütün siniri geçmiş, baldan yemeye devam etmiştir.Bunu gören yaverler ve askerler şaşkınlıklarını gizleyememiş ve “Padişahım, bundan kim sorumluysa hemen kellesini vuralım.Siz buyurun yeter ! ” derler.IV.Murat onlara döner ve “Hayır, ben bütün cihanı dolaştım ve ne böyle bir bal yedim, ne duydum ne de gördüm” der ve “Tez kumaşçıyı bana getirin ! ” diye buyurur.Kumaşçı ne olduğunu anlamadan padişahın huzuruna çıkarılır ve padişah sorar “De hele bakalım nedirbu balın sırrı?” önce şaşırır kumaşçı karşısında cihan padişahını görünce.El pençe divan kafası önüne eğik bir şekilde anlatmaya başlar “Padişahım, bu balın hikmeti arılardadır, bu arılar dört mevsim yedi cihanı dolaşırlar ve en son burada yaparlar ballarını.Çok kıymetlidir, buradan başka hiçbir yerde bulunmaz”der.Bunları duyan padişah, kimseye zarar vermeden sessizce saraya döner.Sonrasında IV.Murat hayatı boyunca Akseki’den hep bu baldan getirtmiş ve her öğün bu baldan yemiştir.İşte bu bal, bizim geçmişten bugüne sizin için tüm doğallığıyla koruduğumuz “Cihandar” balımızdır.Renginden, tadından kokusundan hiçbir şey kaybetmeden, Akseki’de yıllarca aynı doğallığıyla üretmeye devam ettik. Doğallıktan asla vazgeçmeyin !